Yeşil Çay Hakkında Her Şey

Yeşil Çayın Tarihi

Yeşil Çay 12. yy ve 13. yy itibaren Orta Asya’nın Çin ve Japonya gibi ülkeleri başta gelmek üzere Orta Asya’daki toplumların en fazla tükettikleri içecekler arasında yer almaktadır.  Yeşil çayın bilinen en eski kullanımı MS. 600 ya da MS. 900 yıllara denk gelir. Tesadüfü bir şekilde insan hayatına girdiği söylenen bu çayın yapılışını anlatan en eski kaynaklar Çinli Lu Yin tarafından yazıldığı söylenen “Klasik Çay” adlı kitapta yer alır.

 

Yeşil Çayın Yetiştiği Ülkeler

Günümüzde bilinenin aksine yeşil çay, siyah çaydan daha eski bir tarihe sahiptir. Yeşil çay ilk ortaya çıkan çay olmasının yanı sıra daha sonra yeşil çaydan Oolong çayı ve siyah çay üretilmiştir. Yeşil çay Çin’in yanı sıra dünyada  Sri Lanka, Endonezya, Pakistan, Hindistan ve Arjantin gibi ülkelerinde yetiştirilip tüketilmektedir.  Bu ülkelerde yetiştirilen çay sırayla; yeşil çay, oolong çay ve siyah çay olmak üzere üretilmektedir.  Yeşil çay bu çaylar arasında dünyada % 20’lık bir tüketim alanına sahiptir. Bu % 20’lik oranın % 75 Japonya tüketilmekte iken yeşil çay tüketimi çoğunlukla Orta Asya’da Çin ve Kore gibi diğer Asya ülkelerde yaygındır.

 

Bilindiği gibi yeşil çayda “camellia sinensis” bitkisi yanı siyah çayında üretildiği çay bitkisinden üretilir.  Bu çay yaprakları aynı zamanda siyah çay üretiminde kullanılırken yeşil çay elde etmek için çay yaprakları farklı işlemlere tabı tutulur. Yeşil çay; çay yaprakları toplandıktan kısa bir süre buhar yardımıyla yaprakların oksijenle tepkimeye girmesine izin verilmeden kurutularak elde edilmektedir.  Hızlı kurutma aşamasından sonra kafein oranı siyah çaya göre daha düşük olurken, antioksidan oranı yeşil çayda daha yüksektir. Çünkü yaprağın içindeki krom, selenyum, magnezyum biri minareler ile birlikte A vitamini, E vitamini gibi vitaminler varlığını korur ve bu da yeşil çayın antioksidan özelliğini arttırır.

 

Yeşil Çayın Faydaları

Antioksidan özelliğine değinmeden önce yeşil çayın bilenen faydalarını sıralarsak; metabolizmayı hızlandırıcı özelliği ile diyetlere yardımcı yönü en bilinen özelliğidir. Kalp sağlığına iyi gelmesi ve kan basıncını düzenlemesi tüketimin ikinci sebebidir. Migren ağrılarına karşı rahatlatıcı etkisi vardır. Bunun dışında içinde bulunan C vitamini ile vücudun direncini artırarak soğuk algınlığına karşı vücudu korur ve c vitamini sayesinde vücuda zindelik verir. Yorgunluğun ve stresin azaltılmasında büyük etkisi vardır.

 

Yeşil Çayın Ana Bileşeni

Antioksidan özelliğine bakıldığında öncellikle antioksidan çeşitli sebeplerle oluşan hastalıkların oluşum sürecinde yer alan nedenleri azaltan bir madde olarak bilinir. Ve bu yönüyle yeşil çay hakkında günümüzde yapılan araştırmalar sürmektedir. Bunun dışında günümüzde yapılan araştırmalarda yeşil çayın ana bileşeni olan EGCG’ın güçlü bir enzim düzenleyici olduğu açıklanmıştır. Kanser hücrelerini inhibe  (engelleyici) edici etkisi kanser tedavisinde önemli bir gelişme olarak görülüyor. EGCG olarak bilinen bu madde prostat kanseri ve meme kanserini önleyici bir madde olarak görülüyor.  Yapılan araştırmalarda Japonya’da yeşil çay tüketimine bağlı olarak meme kanseri riskinin azalabileceğini meme kanseri olanlarda ise tekrar oluşumu azaltacağı söylenmektedir.

 

Yeşil Çayın Tedavi Ettiği Hastalıklar

Yeşil çayın tedavi amaçlı kullanımı günümüze özgü bir durum değildir. Bundan yaklaşık 5000 yıl önce yeşil çayın Çin, Japonya ve Hindistan gibi yerlerde tıbbı amaçlarla kullanıldığı bilinmektedir. Günümüzde yapılan araştırmaların ise kesinliği bilinmemektedir. Henüz laboratuvar ortamında yapılan bu çalışmaların günlük hayatta tüketilen yeşil çay ile aynı etkiyi yapıp yapmayacağı bilinmiyor.

Bir önceki yazımız olan “Zengin Kaynak” İddiaları Tartışmaya Açıktır başlıklı makalemizde Süt Ürünleri, Tansiyon ve Vitaminler hakkında bilgiler verilmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz